Cebirli Sitesine Hosgeldiniz

Dostluk Sitesi

Kim olursanız olun, nereden olursanız olun, birbirimizden öğreneceğimiz her zaman bir şeyimiz vardır !

 

Bizim köyün ve çevrenin tarihini bilenler lütfen m.solmaz@arcor.de 'ye göndersin.

Teşekürler!!!!!

Cebirli’ nin Oluşumuna Dair Bir Senaryo

Hep bir şey dikkatimi çekmişdi: Gariv direk Kıyevinin altında olmasına rağmen Cebirli köyüne aitdi. Gariv Kıyevinin altında yeşil bir alan ve bu alanda büyük bir çeşme var. Burada genelde aşağı mahalleden ailelerin mahsulleri var. Yukarıdan hiç bir ailenin yok. Sebebi ise : yukarı mahalle sonradan oluşmuşdur.

Eğer hatırlayanlar var ise Gariv de bir de mezarlık kalıntısı vardı. Şimdi sanırım fazla belli değil. Burada mezarlık kalıntıları vardı ama bir yerleşim yerinden fazla kalıntı yokdu.

Tarihden şunu biliyoruz : Cabir bir Türkmen boyu idi ve bu  boydan kimi aşiretler Kızılırmak havzasına yerleşdi. Bunlar konar göçer kabilelerdi.

Başka bir bildiğim : Doğanaydın Şenoğlunun anlatdığına göre Cebirli eskiden yerleşim yeri olarak Kenanların Bağının olduğu yerde imiş, Harman Çeşmenin olduğu yerde. Yani köyün eski merkezi Harman Çeşme imiş. Sel baskınları yüzünden köy sonradan yukarıya taşınmış.  Köy  aşağı da iken eski mezarlık köyğün mezarlığı imiş. Bunu Ali Dede bile bilmiyordu. Köy yukarı taşınınca eski mezarlık yine mezarlık olarak kullanılmış olmalı.

Yine bir somut bilgi : Bugün köyün altından gecen yol sonradan yapılmışdır. Yol eskiden yukarıdan geçermiş. Yukarı yolu her kes bilir. Bildiğiniz gibi yeni yol eski ve yeni mezarlığın tam ortasından geçiyor. Aslında önceden eski ve yeni mezarlık yokdu. Tek bir mezarlık vardı. Yeni yol tam mezarlığın ortasından geçdiği için mezarlık ikiye bölünmüşdü ve alt tarafda kalan bölüme zamanla eski mezarlık dendi. Bir anlamda doğru idi de: Köy eskiden aşağıda Harman Çeşme tarafında olduğu için mezarlık direk eski köye yakın olduğu için direk Sarı Kayaların hemen üst tarafda başlamış ve zamanla yukarı doğru ilerlemişdi. Köy yukarı taşınınca burası alt da kalmış ve yeni yol yapılınca mezarlık ikiye bölünmüşdü ve  alt tarafa doğru olarak eski mezarlık denmişdi. Yeni yol yapılırken, yol direk mezarlığın içinden geçdiği için, yoldan bir çok insan kemikleri ve insan saçları çıkmışdır. Bunu Hanım Yenge, Hanım Şenoğlu, iyi hatırlamakdadır. Karşı Mahallenin  mezarlığın kenarından yukarı giden yolunu Hamit Ünal yapmışdır.  

Yukarıda ki bilgileri toparlarsak Cebirlinin şuanki yerleşim yerinin oluşumuna dair şu senaryo ortaya çıkıyor :

Konar göçer Türkmen Cabir boylarından aşiretler Kızılırmak etrafına yerleşmeye başlarlar. Köy ismini buradan alır. Garivin Cebirliye ait oluşu ve burada mezarlık kalıntıları oluşu, ve buranın uygun ve düz oluşu bu aşiretlerin ilk etapda Garive yerleşmiş olduğu kanısını doğuruyor. Sanırım sel baskınları yüzünden buradan Kenanların Bağının olduğu yere göçüyorlar. Köyün eskiden burada olduğu bir olgu. Ama yine sel baskınları yüzünden köyün  şuanki yerleşim yeri oluşur.

 Aşağı ve Yukarı Mahellenin Doğuşu

Yine bir olgu ile başlayalım : Kel Memmetler Cebirliye 1890 larda Yozgatdan, yani sonradan yerleşmişdir. Köyün merkezi Aşağı Mahelledir. Kel Memmetler  ilk önce Üfletin Evine yerleşdiler ve sonradan yukarıya yerleşdiler. Köye yine bir çok Sülale sonradan yerleşmiş olmalı. Yani köy tek bir sülaleden değil farklı sülalerden oluşuyor. Sanırım Cebirliye özgü bir şey, dışa ve yabancılara karşı açık olmaları ve hoş görülü olmalarıdır. Buna rağmen yine bir birlerine karşı iç çekişmelerin var olması ise köyün farklı sülalelerden meydana gelmesinden kaynaklanıyor. Bildiğiniz gibi köyümüze bir ara Afkanistandan gelme aileler de yerleşmiş  ve tekrar göçmüşlerdir. Bu yine Cebirlinin hoş görüsüne bir örnekdir.  Bu bağlamda  tek tek sülalerin geldiği yerler çıkarılıp Cebirli Kitabına etklene bilinir.

 Tarihin Kültürü Belirlemesi

Yine bir gözlem çok ilgimi çekmişdi : Hepinizin bildiği gibi Cebirlinin Mezarlığının yakın zamana kadar duvarları yokdu ve eskiden mezarların içinden yer yer sürüler bile gelir geçerdi. Her halde bu yüzden yeni yol yapılırken oranın mezarlık olduğunu bilmediler. Bu tutum, mezarlığın duvarla çevrilmemesesi vs. , konar göçer kültürünün bir uzantısıdır. Ve yine bugün hiç belleğimiz yok ise, evlerimizi sağlam taşlarla kalıcı değil, şorakdan yapıyorsak vs. , tüm bunlar daha hala göçebeliğin bizde kalıntısıdır. Yine eğer işimizi sağlam değil, yarım yamalak ve geçici yapıyorsak bu daha yerleşik kültüre tam geçmediğizi gösterir.

 Senaryoyu kanıtlama ve Cebirlinin kuruluş tarihinin belirlenmesi

Cebirlinin kuruluş tarihinin bu senaryosunun kanıtlamak için Garivdeki mezarlıkdan ve eski mezarlıkdan kemik örnekleri alına bilinir. Bu kemikler üzeri yapılacak DNA testi üzeri bu senaryonın doğruluğu ve Cebirlinin yaşı belirlene bilinir.  

 

Erim Solmaz 17. 11. 2007

 

Yahya Solmaz/Hollanda 17/05/2007 01:45 yyss06@hotmail.com IP:82.170.69.xxx  
Ş.KOÇHİSAR AŞİRETLERİ
Ş.koçhisar Yöresinde Birçok Aşiret Yerleşmiştir.
BAŞLICALARI :
Ca’berli Aşireti : Konar Göçer Türkmen Yürükler Taifesindendir.Şereflikoçhisar’a Dağınık Bir Şekilde Yerleşmişlerdir.
Mamalı Aşireti : Şereflikoçhisar’da Dağınık Olarak Yerleşmişlerdir.Konar Göçer Türkmen Taifesindendir.
Peçenek Aşireti : Şereflikoçhisar’da Dağınık Olarak Yerleşmişlerdir.Konar Göçer Türkmen Taifesindendir.
Tirikan Aşireti : Şereflikoçhisar’da Dağınık Olarak Yerleşmişlerdir.Konar Göçer Türkmen Taifesindendir.
Şerefli Aşireti : Geçitli,Seğmenli,Çatçat,Cavlak,İbrahimbeyli,Karand
ere,Aliuşağı,Baltalı, Yeşilyurt,Üzengilik,Eley,Mamalı,Torunobası,Çalören
, Kadı obası,Bağ obası,Demircili, Sipahiler,Göllü,Yaylak,Demirci obası, ve Merkezde Yerleşmişlerdir.
Kurutlu Aşireti : Acıkuyu,Kurutlu(depeköy),Vayvay,Hacıbektaşlı ve Merkezde Yerleşmişlerdir.
Kortulu Aşireti : Gülhüyük,İnebeyli,Cebirli,Yusufuşağı,Palazobası,Sa
dıklı, Değirmenyolu,Karabük ve Merkezde Yerleşmişlerdir.
Adalar Kortulusu Aşireti : Hamzalı,Çavuşköy,Karamollauşağı ve Merkez’e Yerleşmişlerdir.
Kiyaslı Aşireti : İnebeyli,Cebirli,Kıyıevi,Yusufuşağı ve Merkede Yerleşik Bulunmaktadırlar,
Hacı Ahmetli Aşireti : Ağaçören Yöresinde ki Köyler,Kırımini ve Ş.koçhisar Merkezde Yerleşmişlerdir.
Atçeken Aşireti : Dağınık Yerleşmişlerdir.Cıngıl ve Kulu Civarlarında Bulunuyorlar.
Sararlı Aşireti : Dağınık Yerleşen Türkmen Boylarındandırlar.
Tatarlar : Akin,Doğankaya,Şeker Köylerine Yerleşmişlerdir.
Çerkezler : Merkez,Fadıllı,Yeni Şabanlı,Sarıyahşi ve Çıkınağlı Köylerine Yerleşmişlerdir.
Cüdganli : Kürt Köylerimize Yerleşmişlerdir.

Yazan: Yahya Solmaz

 

Osmanlı Mahkeme kayıtlarından incelediğim ve resmi belgelerde gördüm kadarıyla
Şerefli aşireti orta asyadan göçüp gelen ve bu günkü Şereflikoçhisarın olduğu bölgeye yerleşmişlerdir.Koçhisarın ismindeki ŞEREFLİ kelimesi aşiretin adından gelmiş olmalı Şerfli aşiretinin CEBERLÜ mahallesinden    XXXXX adlarındaki kişilerin kıbrıs ve bugünkü kuzey ıraka osmanlı tarafından sürgün edildiğine dair mahkeme kararları var. Ayrıca Şerefli Aşiretinin Davutlu adındaki yerleşiminden aynı mahkeme kayıtlarında rastlanıyor.
Ayrıca Çıkınağılın bir derbent olduğu (Yani köprülü geçiş noktası) ve buralara Kuzulu aşiretinin yerleştirildiği ve o bölgenin bu aşiretin korumasına ve gelirini almasına karar verildiği kaydedilmektedir.
 
Yani Cebirli Köyü Şerefli Türkmen boyunun Aşiretinin bir kolu  yada bir mahallesi yada bir ailesi oladuğu söylenbilir.
 
bu anlattıklarım türkmen tarihi ile ilgili osmanlı arşivinden (mahkeme kayıtları ) alınan bir derlemeden okudum
 
Yazan: Okay Özgür Güler

16.08.2006

Köyümüzün tarihi hakkinda BektaslarIn Ali ile bir söylesi

Eylül 2005´de Türkiyede tatilde idim ve köyde köyümüzün tarihi hakkinda Ali dede ile onun köyümüzün tarihi hakkinda ve köy üzerine bildikleri hakkinda bir söylesi yapdim. Ali dede beni kirmadi ve köy hakkinda bazi bilgiler verdi ve bazi da hikayeler anlatdi. Bu bilgileri, kendi gözlemlerimi ve Ali dedenin anlatdigi iki kisa hikayeyi size anlatacagim.

Elbetde ki bu anlatilanlar bilimsel bir arastirmanin yerini tutamaz. Belki bilimsel bir arastirmanin önünü acar.

Genel tarihsel bilgi   

Anadolu topraklari üzerinde bir cok medeniyet ve kültür var olmusdur. Bunlardan belli baslilari Hititler ve Liyalilardir. Hititler kizil irmak havzasinda yasamislardir, yani bizim oralari da icine aliyor. Hititlerden kalintilar Ankarada anadolu medeniyetleri müzesinde, Ankara kalesinin icinde, ve Kirsehir de bir müzede sergilenmekdedir.  Kirsehir ´deki müzede hirfanli barajinin icinden cikarilma Hitit devrine ait bir cift kafali boga heykeli bulunmakdadir.

Diger medeniyet ise Lidyalilardir. Bilindigi gibi Lidyalilar tarihde ilk kez parayi kullanmislardir.

Lidyalilarda daĝ baslarina kara taslar yigmak bir dini gelenekdi. Elbetki sadece Hititler ve Lidyalilar Anadolu topraklarinda yasayan medeniyetler degildi, daha bir cok medeniyet vardi.

Yapdigim bazi gözlemler  

Tatilde Dede Daĝina cikdim. Daga cikarken söyle bir gözlem yapdim. Daga cikarken dagin ön yüzünde siyah taslar daha yogun. Dagin arka tarafinda ve yan tarflarinda ise siyah taslar cok nadir. Dag bir honi gibi ve dagin tepesi düz ve ici bos. Dagin tepesinin icinde magra oldugu söyleniyor. Ben bu gözlemlerden su sonucu cikardim; Dede dagi ilk zamanlar bir yanar dag olmaliydi. Lagma dagdan tasip dagin ön yüzünden asagi dogru akmis olmaliydi. Ve Lagmanin sogumasi sonucu dagin ön yüzündeki o siyah taslar olusmusdu. Bu yüzden taslar dagin ön yüzünde yogun diger yan tarflarda nadir. Buradan aldigim bir tasi kendisi jeolok olan bir arkadasa gösterdim. Arkadas tasi alip kirdi, sonra bu tasin yanardag´dan olusma bir tas oldugunu ancak yanardagin patlamasi sonucu degil akmasi ile olusdugunu söyledi. Yani Dede dagi ilk zamanlar bir yanardag idi.

Sonra, daga cikan cogunuz tanir, Karsenirin tepesinde bir kara yigma vardir. Bu sadece siyah taslardan olusmus bir yigmadir. Ben buradan ve yukaridaki genel tarihi bilgilerden, bu yigmanin Lidyalilar döneminden kalma oldugu sonucuna vardim. Dede daginin eteginde kara yigmanin alt tarfalarinda birde mezarlik vardi, cogunuz hatirlar. Simdi bu mezarlik cok zor tanina biliyor.

Sonra Dede dagindan asagi Inebeyliye dogru indiginizde dagin eteginde bir yerlesim merkezinin kalintilarina rastlarsiniz. Burayi cogu Inebeyli harebeleri veya Inebeyli agillari diye biliyor. Yanliz burasi ilk basda agil olarak yapilmis olamaz, cünkü cok genis ve cok yerlesim alnani var. Sanirim bu önceden bir yerlesim alani idi. Sonradan bu kalintilar agil olarak kullanilmaya baslandi. Birde eger Dede daginin üzerine cikarsaniz su gözlemi yapacaksiniz, dagin etrafi tamamen taslarla cevrilmis ve iclerinde yeni taslardan kare seklinde alanlar yapilmis ve yine dagin üzerinde yigmalar var. Bunlardan ben, Inebeyli harebelerinin bir yerlesim mekezi oldugu, kara yigma tapinak, arkasinda mezarlik ve Dede daginin ise bir kale olarak kullanilmis oldugu tahminine vardim. Bu kalintilarin Lidyalilardan kalma ihtimali büyük, cünkü dag baslarina siyah tas yigmak onlarda gelenekdi..

Birde Gariv tarfalarinda önceleri bir nezarlik oldugu anlatildi. Köy eskiden orada idi sonra göcdü mü, yoksa burada yine eski bir yerlesim yeri mi vardi. Birde herkez ini biliyor, buradan da insan kemikleri cikdigi söyleniyor. In bir ilkel yerlesim alani olarak kullanilmis ola bilir. Malasef tarihi bilgim o kadar cok ve derin degil bunlari aydinlata bilmek icin.

Ali dede Kuyunun belde cift sürerken taslarla döseli bir yola rasladiklarini belirtdi. Bu Romalilardan kalma bir şose yol olabilir, cünkü Kochisarda tuz gölünün icinden gecen Romalirdan kalma bir şose yol var, burada hala bugün bu yolun sütunlari görülmekdedir. Yani bu şosenin devami kizil irmak boyu bizim oradan da gece bilir. Birde Parlasanda yine Romalirdan kalma bir roma hamami vardir. Burada kazi yapmak yasakdir. Ve yine cevre köylerde üzerinde yunanca yazili taslar bulunmakdadir.

Bütün bunlar, anadolu topraklarinin, ve bizim yasadigimiz bölgenin de, zengin bir tarihi gecmise  sahip oldugunu ve zamanlar boyu yerlesim alanlari oldugunu gösteriyor.

Köyümüz hakkinda bilgiler 

Ali dede ile yapdigim söyleside malasef köyümüzün ne zaman kuruldugu ve isminin nerden geldigini ögrenemedim. Oda bilmiyordu. Yanliz köyümüzde Cebir isminde bir aile yasiyordu ve suanda hale sanirim kuluda yasiyorlar. Sanirim babasinin ismi Cebir oglunun ismi Sabri veya tersi.

Yani Cebir isminde bir aile var. Cebir ismi bu aileden gelmis olabilir. Ali dede köyümüzün cok eski oldugunu söyledi. Diger tüm köylerin ismi degistiriliriken bizim köyün isminin degistirilmemesine de cok gururlaniyordu. Ama köyün ne kadar eski oldugunu, kurulus tarihinin ne zaman olgunu bilmiyordu, Ve sanirim bu konuda fazla bir söylentide yok.

Ali dedeye sordum, babasinin adi ne, Bektas dedi. Dedesinin ki ise Ali. Dedesinin mezari yeni mezarlikda. Eski mezarligin ne zaman kullanildigini bilmiyor. Herhalde cogumuz eski mezarligi hatirliyacagiz. Bu son gitdigimde oradan artik yavas yavas bir tarla olusturuldugunu gördüm.  

Köyde bazi kültürel etkinlikler 

Ali dede biraz da eskiden köyde dügünler de olan etkinliklerden anlatdi. Eskiden dügünlerde güres düzenlerlermis. Bazilari da dügünlerde oyunlar cikarirmis. Bir kac tanesini saydi. Örnegin Cida  „cingen oyunu“ cikarirmis. Bunu icin yüzünü siyaha boyar ve dikilen siriklara tirmanirmis.

Bahri dedem de Ali dedenin sözleri ile „kargöz oyunu yaparmis“. Bahri dedemin bu oyun oynatisini Inebeyli Mikailin Memmedin eşi de Inebeyli de bir dügün de izlemis ve bana anlatdi.

Bu oyun da, Bahri dedem bir kagninin altina yatar ve kagninin üstüne beyaz bir carcaf serilirmis ve böylelikle Bahri dedem kagninin altinda görünmez hale gelirmis. Sonra kollarini kagnidan cikarir ve kollarinda bir erkek bir kadin bebekleri takar bunlari müzik esligin de oynatirmis ve cesitli folklorik danslar yaptirimis. Gösteri yaklasik bir saat sürermis. Aslin da Ali dedenin bu „karagöz oyunu“ dedigi oyun sanirim farkli bir sey, cünkü tipik karagöz oyunu degil. Bu oyunun aslini bilmek ve nereden geldigini ve nerede yaygin oldugun bilmek köyümüz hakkinda bilgi vere bilir.   

Ali dede den iki hikaye

Ali dede bir de bana su iki hikayeyi anlatdi. Ilginc buldum icin bende size anlatiyorum. 

Ali dede ve Topal Şükrü Istanbul da 

Ali dede gencligin de bir gün Topal Sükrü ile, sanirim bir kayik almaya Istanbula giderler. Sonra orada kayik pazarinda dolasir fiyat sorarlar. Hos bes orasi surasi derken bunlar Ankarali olduklarini anlatirlar. Sonra bunlarin Anakrali oldugunu ögrenen orada Yaho ismin de bir rum kökenli kayikci bunlar ile konusmak ve tanismak ister ve bunlari caya davat eder. Bunlar da tabi memmuniyetle kabul ederler. Orasi burasi sohbet ederken bunlara Ankaranin nersinden oldukalrini sorar. Bunlar Kochisar diye yanit verirler. Sonra Kochisarin neresinden diye sorar, bunlar Cebirli köyünden der. Sonra kayikci biraz durur ve bunlara. Cebirlin karsisinda Toklümen köyü var degilmi der, bunlar evet der. Yan tarfinda Kiyevi ve diger tarfinda Inebeyli köyü var öyle degilmi der, onlar evet derler ve kuziyende Dede dagi var degil mi der,  bunlar sasirir ve evet der. Ve adam sonra biraz durur ve üc kez ah cekerek, „Ah vatan ah, ah vatan ah, ah vatan „ der.

 Bir yabanci Kadin 

Ali dedinin cocuklugun da bizim oralara at üstünde yaşlI ve kör bir kadin gelir. Kadin at üstün de yol alirken dede baliya yaklasinca önde gidenlere „ suan neredeyiz“ diye sorar. Öndekiler „ dede bali“ derler. Bunu duyan kadin at üstünde egilir. Bunu görenler sasirir ve kadina sorarlar neden egildin diye. Kadin cevap verir „ Eskiden buralari hep agaclarla kapli idi Kafamin agaca carpmamasi icin egildim“ der.   

Bunlar benim eylül 2005 Ali dede ile yapdigim söylesiye ve gözlemlerime dayanan bazi bilgi ve tahminler. Malasef daha genis ve ayrintili bir inceleme yapmaya zamanim olmadi. Umarim buna ragmen size bir seyler vermis ve ögretmisdir ve umarim sizlerden daha iyi incelemeler gelir ve biz de sizlerden bir seyler ögreniriz. 

 Yazan : Erim Solmaz

             19.03.2006

Erim birde köyün tarihi hakkinda yapdigin arasdirmaya katki anlaminda kisa bir ek yapayim.Eger su an kullanilan mezarligin icini gezerek arasdirirsan orda iki tane silindir biciminde boyu yaklasik olarak 2m yi bulan bizim köy ve civarlarindaki taslara hic benzemiyen ,biliyorsunki köyümüzdeki taslar genelde siyah yada acikkahverengidir bu mezarlikdaki tas ise bilmiyorum hic egedeki tarihi ROMA sehirlerini gezdinmi? O sehirlerdeki kullanilar taslar genelde mermer türü taslardir bu mezerlikdaki taslarda ayni o taslar gibi ayni cins taslar.Bu taslarin su an köyde yasiyan insanlarin oraya getirmis olmasi cok zor Ege bölgesinden buralara kadar getirilmis olmasi biraz ihdimal disi yani bu taslari oraya ROMALILAR getirmis olmalilar bu sunu gösderiyorki bu bölgede ROMALILARDA yasamislar.

Yazan: Sedat Senoglu

 

Mitolojiden bilindigi gibi atalarimiz zamaninda orta asyadan göc ederek anadolunun cesitli bölgelerine boyluklar halinde yerlesmislerdir. Bir mitoloji kitabinda da gecen, edindigim bir bilgiye göre, anadoluya yerlesen bu boyluklardan "CABIR" isminde bir boyluk da orta anadoluda kizilirmak kiyilarina yerlesmistir diye geciyor. Bu bilgi dogrultusunda, aradaki bu büyük isim benzerligi dolayisiyla, köyümüzün isminin zamaninda göc eden "Cabir" isimli bu boylukdan gelmis olabilecegi kanisina vardim.


Selamlarimla.

Ulas Yilmaz.

11.05.2006