|
Köyümüzün tarihi hakkinda
BektaslarIn Ali ile bir söylesi
Eylül 2005´de Türkiyede tatilde idim ve köyde
köyümüzün tarihi hakkinda Ali dede ile onun köyümüzün tarihi hakkinda ve
köy üzerine bildikleri hakkinda bir söylesi yapdim. Ali dede beni
kirmadi ve köy hakkinda bazi bilgiler verdi ve bazi da hikayeler anlatdi.
Bu bilgileri, kendi gözlemlerimi ve Ali dedenin anlatdigi iki kisa
hikayeyi size anlatacagim.
Elbetde ki bu anlatilanlar bilimsel bir arastirmanin
yerini tutamaz. Belki bilimsel bir arastirmanin önünü acar.
Genel tarihsel bilgi
Anadolu topraklari üzerinde bir cok medeniyet ve
kültür var olmusdur. Bunlardan belli baslilari Hititler ve Liyalilardir.
Hititler kizil irmak havzasinda yasamislardir, yani bizim oralari da
icine aliyor. Hititlerden kalintilar Ankarada anadolu medeniyetleri
müzesinde, Ankara kalesinin icinde, ve Kirsehir de bir müzede
sergilenmekdedir. Kirsehir ´deki müzede hirfanli barajinin icinden
cikarilma Hitit devrine ait bir cift kafali boga heykeli bulunmakdadir.
Diger medeniyet ise Lidyalilardir. Bilindigi gibi
Lidyalilar tarihde ilk kez parayi kullanmislardir.
Lidyalilarda daĝ baslarina kara taslar yigmak bir
dini gelenekdi. Elbetki sadece Hititler ve Lidyalilar Anadolu
topraklarinda yasayan medeniyetler degildi, daha bir cok medeniyet
vardi.
Yapdigim bazi gözlemler
Tatilde Dede Daĝina cikdim. Daga
cikarken söyle bir gözlem yapdim. Daga cikarken dagin ön yüzünde siyah
taslar daha yogun. Dagin arka tarafinda ve yan tarflarinda ise siyah
taslar cok nadir. Dag bir honi gibi ve dagin tepesi düz ve ici bos.
Dagin tepesinin icinde magra oldugu söyleniyor. Ben bu gözlemlerden su
sonucu cikardim; Dede dagi ilk zamanlar bir yanar dag olmaliydi. Lagma
dagdan tasip dagin ön yüzünden asagi dogru akmis olmaliydi. Ve Lagmanin
sogumasi sonucu dagin ön yüzündeki o siyah taslar olusmusdu. Bu yüzden
taslar dagin ön yüzünde yogun diger yan tarflarda nadir. Buradan aldigim
bir tasi kendisi jeolok olan bir arkadasa gösterdim. Arkadas tasi alip
kirdi, sonra bu tasin yanardag´dan olusma bir tas oldugunu ancak
yanardagin patlamasi sonucu degil akmasi ile olusdugunu söyledi. Yani
Dede dagi ilk zamanlar bir yanardag idi.
Sonra, daga cikan cogunuz tanir,
Karsenirin tepesinde bir kara yigma vardir. Bu sadece siyah taslardan
olusmus bir yigmadir. Ben buradan ve yukaridaki genel tarihi bilgilerden,
bu yigmanin Lidyalilar döneminden kalma oldugu sonucuna vardim. Dede
daginin eteginde kara yigmanin alt tarfalarinda birde mezarlik vardi,
cogunuz hatirlar. Simdi bu mezarlik cok zor tanina biliyor.
Sonra Dede dagindan asagi
Inebeyliye dogru indiginizde dagin eteginde bir yerlesim merkezinin
kalintilarina rastlarsiniz. Burayi cogu Inebeyli harebeleri veya
Inebeyli agillari diye biliyor. Yanliz burasi ilk basda agil olarak
yapilmis olamaz, cünkü cok genis ve cok yerlesim alnani var. Sanirim bu
önceden bir yerlesim alani idi. Sonradan bu kalintilar agil olarak
kullanilmaya baslandi. Birde eger Dede daginin üzerine cikarsaniz su
gözlemi yapacaksiniz, dagin etrafi tamamen taslarla cevrilmis ve
iclerinde yeni taslardan kare seklinde alanlar yapilmis ve yine dagin
üzerinde yigmalar var. Bunlardan ben, Inebeyli harebelerinin bir
yerlesim mekezi oldugu, kara yigma tapinak, arkasinda mezarlik ve Dede
daginin ise bir kale olarak kullanilmis oldugu tahminine vardim. Bu
kalintilarin Lidyalilardan kalma ihtimali büyük, cünkü dag baslarina
siyah tas yigmak onlarda gelenekdi..
Birde Gariv tarfalarinda
önceleri bir nezarlik oldugu anlatildi. Köy eskiden orada idi sonra
göcdü mü, yoksa burada yine eski bir yerlesim yeri mi vardi. Birde
herkez ini biliyor, buradan da insan kemikleri cikdigi söyleniyor. In
bir ilkel yerlesim alani olarak kullanilmis ola bilir. Malasef tarihi
bilgim o kadar cok ve derin degil bunlari aydinlata bilmek icin.
Ali dede Kuyunun belde cift
sürerken taslarla döseli bir yola rasladiklarini belirtdi. Bu
Romalilardan kalma bir şose yol olabilir, cünkü Kochisarda tuz gölünün
icinden gecen Romalirdan kalma bir şose yol var, burada hala bugün bu
yolun sütunlari görülmekdedir. Yani bu şosenin devami kizil irmak boyu
bizim oradan da gece bilir. Birde Parlasanda yine Romalirdan kalma bir
roma hamami vardir. Burada kazi yapmak yasakdir. Ve yine cevre köylerde
üzerinde yunanca yazili taslar bulunmakdadir.
Bütün bunlar, anadolu
topraklarinin, ve bizim yasadigimiz bölgenin de, zengin bir tarihi
gecmise sahip oldugunu ve zamanlar boyu yerlesim alanlari oldugunu
gösteriyor.
Köyümüz hakkinda bilgiler
Ali dede ile yapdigim söyleside
malasef köyümüzün ne zaman kuruldugu ve isminin nerden geldigini
ögrenemedim. Oda bilmiyordu. Yanliz köyümüzde Cebir isminde bir aile
yasiyordu ve suanda hale sanirim kuluda yasiyorlar. Sanirim babasinin
ismi Cebir oglunun ismi Sabri veya tersi.
Yani Cebir isminde bir aile var.
Cebir ismi bu aileden gelmis olabilir. Ali dede köyümüzün cok eski
oldugunu söyledi. Diger tüm köylerin ismi degistiriliriken bizim köyün
isminin degistirilmemesine de cok gururlaniyordu. Ama köyün ne kadar
eski oldugunu, kurulus tarihinin ne zaman olgunu bilmiyordu, Ve sanirim
bu konuda fazla bir söylentide yok.
Ali dedeye sordum, babasinin adi
ne, Bektas dedi. Dedesinin ki ise Ali. Dedesinin mezari yeni mezarlikda.
Eski mezarligin ne zaman kullanildigini bilmiyor. Herhalde cogumuz eski
mezarligi hatirliyacagiz. Bu son gitdigimde oradan artik yavas yavas bir
tarla olusturuldugunu gördüm.
Köyde bazi kültürel
etkinlikler
Ali dede biraz da eskiden köyde
dügünler de olan etkinliklerden anlatdi. Eskiden dügünlerde güres
düzenlerlermis. Bazilari da dügünlerde oyunlar cikarirmis. Bir kac
tanesini saydi. Örnegin Cida cingen oyunu cikarirmis. Bunu icin
yüzünü siyaha boyar ve dikilen siriklara tirmanirmis.
Bahri dedem de Ali dedenin
sözleri ile kargöz oyunu yaparmis. Bahri dedemin bu oyun oynatisini
Inebeyli Mikailin Memmedin eşi de Inebeyli de bir dügün de izlemis ve
bana anlatdi.
Bu oyun da, Bahri dedem bir
kagninin altina yatar ve kagninin üstüne beyaz bir carcaf serilirmis ve
böylelikle Bahri dedem kagninin altinda görünmez hale gelirmis. Sonra
kollarini kagnidan cikarir ve kollarinda bir erkek bir kadin bebekleri
takar bunlari müzik esligin de oynatirmis ve cesitli folklorik danslar
yaptirimis. Gösteri yaklasik bir saat sürermis. Aslin da Ali dedenin bu
karagöz oyunu dedigi oyun sanirim farkli bir sey, cünkü tipik karagöz
oyunu degil. Bu oyunun aslini bilmek ve nereden geldigini ve nerede
yaygin oldugun bilmek köyümüz hakkinda bilgi vere bilir.
Ali dede den iki hikaye
Ali dede bir de bana su iki
hikayeyi anlatdi. Ilginc buldum icin bende size anlatiyorum.
Ali dede ve Topal Şükrü
Istanbul da
Ali dede gencligin de bir gün
Topal Sükrü ile, sanirim bir kayik almaya Istanbula giderler. Sonra
orada kayik pazarinda dolasir fiyat sorarlar. Hos bes orasi surasi
derken bunlar Ankarali olduklarini anlatirlar. Sonra bunlarin Anakrali
oldugunu ögrenen orada Yaho ismin de bir rum kökenli kayikci bunlar ile
konusmak ve tanismak ister ve bunlari caya davat eder. Bunlar da tabi
memmuniyetle kabul ederler. Orasi burasi sohbet ederken bunlara
Ankaranin nersinden oldukalrini sorar. Bunlar Kochisar diye yanit
verirler. Sonra Kochisarin neresinden diye sorar, bunlar Cebirli
köyünden der. Sonra kayikci biraz durur ve bunlara. Cebirlin karsisinda
Toklümen köyü var degilmi der, bunlar evet der. Yan tarfinda Kiyevi ve
diger tarfinda Inebeyli köyü var öyle degilmi der, onlar evet derler ve
kuziyende Dede dagi var degil mi der, bunlar sasirir ve evet der. Ve
adam sonra biraz durur ve üc kez ah cekerek, Ah vatan ah, ah vatan ah,
ah vatan der.
Bir yabanci Kadin
Ali dedinin cocuklugun da bizim
oralara at üstünde yaşlI ve kör bir
kadin gelir. Kadin at üstün de yol alirken dede baliya yaklasinca önde
gidenlere suan neredeyiz diye sorar. Öndekiler dede bali derler.
Bunu duyan kadin at üstünde egilir. Bunu görenler sasirir ve kadina
sorarlar neden egildin diye. Kadin cevap verir Eskiden buralari hep
agaclarla kapli idi Kafamin agaca carpmamasi icin egildim der.
Bunlar benim eylül 2005 Ali dede
ile yapdigim söylesiye ve gözlemlerime dayanan bazi bilgi ve tahminler.
Malasef daha genis ve ayrintili bir inceleme yapmaya zamanim olmadi.
Umarim buna ragmen size bir seyler vermis ve ögretmisdir ve umarim
sizlerden daha iyi incelemeler gelir ve biz de sizlerden bir seyler
ögreniriz.
Yazan : Erim Solmaz
19.03.2006
Erim birde köyün tarihi hakkinda yapdigin arasdirmaya
katki anlaminda kisa bir ek yapayim.Eger su an kullanilan mezarligin
icini gezerek arasdirirsan orda iki tane silindir biciminde boyu
yaklasik olarak 2m yi bulan bizim köy ve civarlarindaki taslara hic
benzemiyen ,biliyorsunki köyümüzdeki taslar genelde siyah yada
acikkahverengidir bu mezarlikdaki tas ise bilmiyorum hic egedeki tarihi
ROMA sehirlerini gezdinmi? O sehirlerdeki kullanilar taslar genelde
mermer türü taslardir bu mezerlikdaki taslarda ayni o taslar gibi ayni
cins taslar.Bu taslarin su an köyde yasiyan insanlarin oraya getirmis
olmasi cok zor Ege bölgesinden buralara kadar getirilmis olmasi biraz
ihdimal disi yani bu taslari oraya ROMALILAR getirmis olmalilar bu sunu
gösderiyorki bu bölgede ROMALILARDA yasamislar.
Yazan:
Sedat Senoglu |