Cebirli

Dostluk Sitesi

Kim olursanız olun, nereden olursanız olun, birbirimizden öğreneceğimiz her zaman bir şeyimiz vardır !

 

Saban bizim,orak bizim

İşliyoruz dizin- dizin

Bu emek bu kavga bizim

Benim köyüm,garip köyüm

 …

Toprağı yırtar ellerim

Çapada yanar terlerim

Çalışan ,üreten benim

Gönlü zengin köyüm benim.

…

Kerme yanar sobasında

Hüzün tüter bacasında

Gardaşıyla,bacısıyla

Unutulmuş garip köyüm

…

Yolu çamur,kışı pektir

Okul var,öğretmen yoktur

Neylesem  çaresi  yoktur

Öksüz kalmış benim köyüm

…

Dede dağdan gelir tipi

Allahdan dolu turşu küpü

Kış uzarsa yuttuk hapı

Bir aç,bir tok köyüm benim.

…

Karasenire yaslanmış

Kızılırmakda ıslanmış

Al-yeşil çiçek süslenmiş

Bir resimdir köyüm benim

…

Kıyısından ırmak geçer

Kuzu- koyun suyun içer

Bu kadar mı sessiz geçer

Duymaz,görmez köyüm benim.

…

Dostlar böyle devam etmez

Bağırmazsan kimse duymaz

İşler  böyle sürüp gitmez

Uyanacak köyüm benim.

 

OSMAN ERASLAN.

 

ÖZCAN'a

Birgünişte,birgün boşta gezersin
Boş kalınca güzelleri süzersin
Şiir yazdık diye bize kızarsın
Senin bu halların n'olacak herif?
Paran olur rakı-sarap içersin
Bazı rüya-hayallere uçarsın
Evlilik diyince niye kaçarsın
Senin bu halların n'olacak herif?
Bulunduğun yere nese saçarsın
Günışığı görmedik konu açarsın
Elleri güldürüp kendin susarsın
Şu kem talihini döndür be herif.
Sakaryadan çıtırları toplardık
Bazen bira,bazen rakı kutlardık
Para tükenince çaya başlardık
Ogüzel günler dönsek be herif.


OSMAN ERASLAN
Hani gün olur ya...
Mavi göğün,
Dingin denizin,
Yeşilin-yazın,
Umudun,
Ekmeğin ve sevmenin
Sonu gelmesin dersin.
Oy' sa ,
Son bir sigara içimi kadar ömür.
Anlarsın ,geç kalmışsın.


Osman ERASLAN.

O GÜZEL ÇİZGİLERİNDE
HOYRAT PARMAKLARIN APTALLIKLARI
HEP YUMRUK OLUYORUM
KAHROLUYORUM
O SÖMÜRÜ GÖZLERİN
BİR KAVGADAN BİR KAVGAYA
O SÖMÜRÜ GÖZLERİN
GİT...
ONA GİT...
ÇEK GÖZLERİNİ BENDEN
BEN YORGUNUM YOKLUĞUNA
BİLSEN NE ACI YOKLUĞUNA.

HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL.
 

DAMDA BİRLİKTE YATMIŞIZ
ÖKÜZÜ HOŞCA TUTMUŞUZ
KOYUN DEYİL ŞU DAĞLARDA
SAN KENDİMİZİ GÜTMÜŞÜZ
HOR BAKTIKMI KARINCAYA
KIRDIKMI KANADINI SERÇENİN
YA NASIL KIYARIZ İNSANA
EKMEĞİ BOL EYLEDİK
ACIYI BAL EYLEDİK
SIRATI YOL EYLEDİK
GELDİK BU GÜNE
EKİLİR EKİN GELİRİZ
EZİLİR UN GELİRİZ
BİR GİDER BİN GELİRİZ
BENİ VURMAK KURTULUŞ MU..

HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL.

nerede olursan ol
içerde
dışarda
derste ,sırada
yürü üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatcının
hayın ın
dayan kitap ile ,iş ile
tırnak ile diş ile
dayan rüsvah etme beni..

AHMET ARİF.
 

TARLAYA PANCAR EKER ELLERİM
YAZ BOYUNCA TER DÖKERİM
ÇAYI ŞEKERSİZ İÇERİM
HANİ BENİM ŞEKERİM
...
CEHENNEME BEN İNERİM
KÖMÜRÜDE BEN ÇEKERİM
KARA KIŞTA TİTRERİM
HANİ BENİM KÖMÜRÜM
...
GÜNEŞE PAMUK ATARIM
ÇAPADA ÇIPLAK YATARIM
BULUTU BALYALARIM
HANİ BENİM GÖYNEĞİM
...
H.HÜSEYİN KORKMAZGİL
Umut değil mi,yarının köprüsü.
Acıları avutup,sevinçleri çoğaltan
Yürekleri coşturan.
Bulutları rüzgarla kovalayıp,
güneşi sunan.
Aldığım nefes
İçtiğim su
Suskunluğum
Uslanmazlığım
Umut degil mi .

Osman ERASLAN.

Anladım...
Bir fahişe kucağı olmuş bu dünya
Ne kadar yapmacık
Üstelik vıcık vıcık
Gazetelerde okudum,
Dolar karşısında değer kaybetmiş
İnsanlık bugün de
Utandım insanlığımdan
Utanmayanlar adına

Osman ERASLAN.

Ekin yığını gölgesinde büyür,bizde çocuklar
Buğday benizli olmaları ondan dır
Yürümesiyle başlar iş hayatı da
Ayakta durabilen düvendedir
Koşabilen, sürünün peşinde
Sevmeyi öğrenmeden evlenir
Genç olmadan ana,baba
Yaşamadan yaşlanır
Hep bir acelesi vardır,niye bilinmez
Atlayarak yaşar çoğu evreyi
Bir resim şablonu gibidir
Kimin üzerine koysan
Örtüşür kaderleri
Kocaman,nasırlı elleri
Yufka yürekleri
Yanık tenleri
Ve gülüşleri
Bölüşmeye hazır ekmeğini
Pazarlıksız,samimi.

Osman ERASLAN.
 

Bulutlar adına söyledim san
puslu geceler adına
Dalgalar adına
Gürültülü taşlar adına
Ötüşen kuşlar adına
Bakan göz,bakılan göz adına
Sonu gelmesin diye söyledim
Bu okşayışın
Bu güvenişin
Bu inanışın
Sonu gelmesin diye.

PAUL ELUARD.
 

BU VATANA NASIL KIYDILAR ?

Suyun içip ekmeğini yediniz,
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
İnsan olan vatanını satar mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
...
Onu didik didik didiklediler,
Saçlarından tutup sürüklediler,
Götürüp kafire ''buyur''dediler,
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
...
Eli kolu zincirlere vurulmuş,
Vatan çırıl çıplak yere serilmiş,
Oturmuş göğsüne ,teksaslı çavuş,
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
...
Gün gelir çark düzeni çevrilir
Günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

H.HÜSEYİN KORKMAZGİL.
 

Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
okuduğum bütün kitaplar paramparça
çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler
bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
...
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
dizginlerini koparan bir at sanki bu
soluksoluğa kalıyorum her sonbahar
ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
...
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün

AHMET TELLİ

Beni dünyadan ötelere götürdün
Kollarımı bağladın dur dedin
Tuz kokan geceler dur dedi
Durdum bekliyorum, gelme
Ay aydınlık gece kara
Gözlerimin ardında karanlık ölesiye
Canlı ve cansız ne varsa sımsıkı
Bu saat daha yakın daha el ele
Şimdi yalnızlığımdan utanıyorum
Durdum bekliyorum, gelme
Bunu ta başından biliyordun
Bir gün buralarda sonuncu kalışım olacaktı
Ellerinin bir anlık şeklini tutacağım
Bozkırdan günün son treni geçecek
Ben her şeye ardından bakacağım
Bunu ta başından biliyorum
Durdum bekliyorum, gelme
Artık ne sen konuşmalısın ne başkası
Yaşamak adına geçtik bütün değerleri
Beyazın en orta yerinde duydu yürek
Bu rüzgar tutmaz insanı uzun boylu
Bu rüzgar serseri
Şimdi kavramların ve cümle rüzgarların dışında
Durdum bekliyorum, gelme.

GÜLTEN AKIN.


bir oğlum olacak adı temmuz
uykusuz
korkusuz
beter mi beter
ben beynimi satarak yaşıyorum
o benden proleter
bir oğlum olacak adı temmuz
karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
bende bitmeyen kavga
onda yeniden başlayacak
bir oğlum olacak adı temmuz
öfkede benden fırtına
sevgide deniz

H.HÜSEYİN KORKMAZGİL

İki göz yoksul oda
Direniyor açlığa
Acı çığlık çığlığa
Yanmayan sobada
Katıksız sofrada
Babadan kalma bu miras
Onlardan da çocuklara
Solmuş bir resim gibi yüzleri
Ben bağırıyorum haksızlıkları
Onlardan çok,onlar adına
Bu yazgı nasıl değişir
Sinmiş her yana
Herkez aymaz uykuda.
 

Osman ERASLAN.

Üzgün bir çocuğun yalnızlığı
Kadar saydam kalabilseydim
Ömrüm derdim ömrüm nasıl da
Dolu geçmiştir ölebilirim artık
...
Ömrüm diyorum şimdi ömrüm
Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız
Öyle kal çünkü bu dünyada
Sana en çok mutsuzluk yakışıyor

AHMET TELLİ

ANAYASASI İNSANIN
Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman

CAN YÜCEL

Ölmez, sağ olursam bu yaz inşallah
Sılayı bir daha görmek istiyom
Çugun'a varınca ya ağşam, zabah
Topraklara yüzüm sürmek istiyom
Kaman'ı, Mucur'u, Çiçekdağı'nı
Kındam, Dinekbağı, hem Özbağ'ını
Köylü, kentli, hastasını, sağını
Görüp bir muhabbet kurmak istiyom.
Ne büyüktür zevki yurdu görmenin
Kaç senenin hasretine ermenin
Dört bir yanda methedilen termenin
Şifalı suyuna girmek istiyom.
Halam sağ olsa da, sesim duysaydı
Cebime devramel, iğde koysaydı
(Şunda yi) diyerek alma soysaydı
Cevizi de dişle kırmak istiyom.
Bir de gitsem tezem beni görseydi
İçi çokelikli dürüm Deseydi
Hele azıcık da sızgıt verseydi
O an pirzolayı yermek istiyom.
Dayım gilden acık köğtür aldırsam
Emmim gilden armıt kak'ı buldursam
Ceblerime şak leblebi doldursam
Töhmeleyip, uşgur kırmak istiyom.
Sögürmelik bir et çıksa satırdan
Höşmerim, çullama gitmez hatırdan
Kuşlukleyin hedik gelse tandırdan
Çölmeğin içine girmek istiyom.
Bir hağbe kemeyi yüklesem sırta
Çıksam bir alamaç yapacak sırta
Beş gö suvan, üç kaynamış yımırta
Bazlama içine sarmak istiyom.
Bunları her daim arzular özüm
Memleket mahsülü vücuda lüzum
Tokaloğlu kaysı, dıranı üzüm
Tek, yimeyim, şöyle dermek istiyom.
Bir dügün olsa da bir kayın gitsek
Dokuz butlu tavuk lafını etsek
Dam pilavu, gelse yisek tüketsek
Davullu zurnalı dernek istiyom.
Harmana denk gelse, düvene binsem
Şöyle dabaz olup, kaşınsa ensem
Acık bağ bellesem, acık dinlensem
Çayıra bir pala sermek istiyom.
...
Kim sorarsa yazdın bunları niye
Gelecek nesile kalsın hediye
Kırşehir'de doğdum, Türkmen'im diye
Her yerde göğsümü germek istiyom.
...
ŞEMSİ YASTIMAN.
Onlar engerekler ve çiyanlardır
Onlar aşımıza,ekmeğimize
Göz koyanlardır
Tanı bunları,tanıda büyü
Bu namustur künyemize kazınmış
Bu da sabır ağulardan süzülmüş
Sarıl bunlara,sarılda büyü
AHMED ARİF.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir
Bazı hüzünleri,bazı nehirlere
Tutup anlatmak gibidir
Biz ki zamanı
Tırnak içine alıp yaşadık
İsteğin bulanık kıyısında
Bundan değilmidir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.

İLHAN BERK.
Vurulduk ey halkım, Unutma Bizi
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük
...
UĞUR MUMCU.
KARDA İZLER
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya
Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık
Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana
Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından
Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık
Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını
Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur
Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni,vursunlar
Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan
Şairler vurulmalıdır,hayat yakışmıyor onlara

AHMET TELLİ.
YIKIN HEYKELLERİMİ
"Ey milletim,
Ben, Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
Kurusun damağım, dilim.
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Özgürlük hâlâ,
En yüce değer
Değilse eğer...
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hâlâ medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...

Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek...
Diyorsanız ki, okumasın Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi..
Fazla geldiyse size,
Hürriyet, Cumhuriyet...
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın...
Hâlâ önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın...
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykelle

SÜLEYMAN APAYDIN

ONLAR BİR MİLLETİ YOKETME ÇABALARINI
KABUSA DÖNÜŞTÜREN,
ONURLARI KADAR KAHRAMAN,
CESARETLERİ KADAR KARARLIYDILAR.
ONLAR ;BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN SAVAŞTILAR!

NAZIM HİKMET RAN.