Hep Korktuk
.
Anamız, babamız öldü
Türkiye de çoban olmaktan korktuk.
.
Abemiz bizi Almanyaya getirdi
Türkiye de yetim kalmaktan korktuk.
.
İşsiz, aşsız, kimsesiz kalmaktan korktuk.
.
Aşık olduk, rezil olmaktan korktuk.
Sevmekten, sevişmekten korktuk.
.
Müzik doluydu ruhumuz
Elimize keman almaktan korktuk.
.
Emiden korktuk, dayıdan korktuk.
.
Sayılardı zevkimiz, dünyamız
Matematik, fizik okumaktan korktuk.
.
Her kes bağırdı çağırdı
Biz konuşmaktan korktuk.
.
Biz sustuk.
İnsanlığın en güzel gülleri soldu.
.
Erim Solmaz
|
GöçmenlerinTürküsü
.
2. Yüzyıl Roma
Kölelerin seçim hakkı yok
17. yüzyıl Prusya
Kadınların seçim hakkı yok
21. Almanya
Göçmenlerin seçim hakkı yok
.
Göçmenler aya kalkın !
.
Biz bu ülkede banka değiliz
Biz bu ülkede göçmeniz
Sizi köle yapmak değil niyetimiz
Seçim hakkı tek talebimiz
.
Köleler aya kalkın !
.
İspanya, herkesin seçim hakkı var
Hollanda, herkesin seçim hakkı var
İrlanda, herkesin seçim hakkı var
Almanya, göçmenlerin insan olmasına daha var
.
Göçmenler aya kalkın !
.
Vergi vermek göreviniz
Seçim hakkı ödeviniz
Biz seçim hakkı olmayana köle deriz
.
Göcmenler aya kalkın !
.
Erim Solmaz
|
Aynalı Çarşı
.
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Yarışımız medeniyete karşı
Soygun dolmuş memleketin her karışı
Anne ben gidiyom düşmana karşı
.
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Bulamadık bir kaşık aşı
Çok gördüler gözümüzdeki kaşı
Anne ben gidiyom düşmana karşı
.
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Vermediler bize ne işi ne maaşı
Başladı Almanyaya işci akışı
Anne ben gidiyom düşmana karşı
.
Almanya içinde aynalı çarşı
Artık her şey emeğe karşı
Zor gelir sana yabancı bakışı
Anne ben gidiyom düşmana karşı
.
Mavilikler içinde yeşil bir çarşı
Para doğaya karşı
4 milyardır yaşamın yaşı
Anne ben gidiyorum düşmana karşı
.
İnsanın içinde ışıklı çarşı
Sonsuzdur aklın yarışı
Tut aynayı kendine karşı
Anne ben gidiyom düşmana karşı
.
Erim Solmaz
|
Cebirli de İnternet Yok
.
Laf çok
Cebirli de internet yok
Ekemeğimiz, işimiz, suyumuz çok
Cebirli de internet yok
.
İnsanoğlu marsı bulduk
Çağ ilerledi, biz duyduk
Neden, niçin sorduk
Cebirli de internet yok
.
Soruyoruz tarih kaç
Biz duyuyoruz bundan utanç
Olmuşuz utanmayanlara muhtaç
Cebirliye kablo döşemenin metresi kaç
.
Halkın malı deniz
Yemeyen keriz
Biz size yiğin deriz
Alın devletide yapın yanına çeriz
.
Laf çok
Cebirlide internet yok
Ekemeğimiz, işimiz, suyumuz çok
Cebirlide internet yok.
.
Erim Solmaz
|
Havadis
.
Beşiri sorarsan, milyoner oldu
Hayatı sorarsan, karısı hasta oldu
Güldame çareyi Ankara da buldu
Hastene Güldamayi paran yok diye kapıya koydu
.
Yirmi birinci yüzyılda medeniyet buydu
Hasta olmak senin fikrindi Güldamem
.
Erim Solmaz |
Oku Oğlum Adam Ol
.
Oku oğlum adam ol
Yetim tüyü yolan ol
İstemeyen halka yapılmaz yol
Sen büyüklerin önünde ceket ilikle bol
.
Oku oğlum adam ol
İnsanlığa faydan ol
Her kese verilmez hizmet
Sen her zaman devlete şükret et
.
Oku oğlum adam ol
Kur bankaları bol bol
Halkın parası cebine boşala
Sen okumadın boşuna
.
Oku oğlum memur ol
Önüne geleni rüşvetle yol
Hak etmeyene verilmez hak
Sen her zaman keyfine bak
.
Oğlum olmasın imanın eksik
Olsun elinde her zaman bir tepsik
Düz sıra sıra yeşil şirketleri
Allah sever her zaman hizmetkeri
.
Oku oğlum hakim ol
Mülkiyete karşı adil ol
Ayak takımını at içeri
Ticarete karşı sakin ol
.
Oku oğlum adam ol
Yolla babana bi sual
Diyorsa, adam değil senin hal
Sen getir onu, ifadesini al
.
Oku oğlum doktor ol
Halkımız da yara bol
Her yaraya sürülmez melhem
Sen insanlık dan almışsan bir dirhem
.
Oku oğlum mühendis ol
Geleceğe gidiyor bu yol
Sen de bu gidişe bi dur
Geleceği Sen kendi ellerinle kur
.
Erim Solmaz
|
Yalan
.
Anan varmış
Yalan
Baban varmış
Yalan
Bir zaman çocukmuşun
Yalan
Kız kardeşin varmış
Yalan
Bir zaman bir köyün varmış
Yalan
Yeşil parklı şehirler
Yalan
Denizler, ırmaklar
Yalan
Bu dünya da şirketlet ve bankalar dolan
Elin de ne kadar var ?
Sonun da kalan !
.
Erin Solmaz |
Hepimiz Kardeşdik
.
Hepimiz birdik, hepimiz kardeşdik
Dolu sofrada otuziki dişimizle güldük
.
Sonra dünyayı gördük
Kimimiz fakir, kimimiz zengin olduk
Yalanı dolanı gördük
Nefreti kini gördük
21.yüzyılın çarkında bizde döndük
.
Sonra öldük
Bir avuç toprak olduk
Toprak Ananın koynuna döndük
Yine kardeş olduk
Toprakdan yeşerip ağaç olduk
.
Hepimiz birdik, hepimiz kardeşdik
.
Erim Solmaz |
Laura, Bir Gül Tanesi
.
Saçları, bir özgürlük demeti idi
Bakışları, sevginin tadı
Onlar şimdi yıldızlar kadar uzak
Yanakları beyaz elmalar gibi idi
Teni, ince bir kadife
.
Laura, bir Gül Tanesi
Kalbi ve duyguları bir sevgi manesi
.
Geldi, yanıma oturdu
Şaşırdım, öpücüklerim koluna kondu
O güldü, mutluluk oldu
.
Laura, bir Gül Tanesi
Kalbi ve duyguları bir sevgi manesi
.
Kitapları ve şiirleri severdi
Tiyatroları ve sarayları gezerdi
Kalbi bütün köyler kadar güzeldi
.
Laura, bir Gül Tanesi
Kalbi ve duyguları bir sevgi manesi
.
Erim Solmaz |
Cebirliye Değer mi ?
.
Devlet koymamış köylüyü insan yerine
Köylü koyar mı köylüyü insan yerine
Çağrıyoruz şenliğe
Diyor değer mi Cebirliye
.
Nerede emdin sen anandan süt
Alda bu koyunları sen güt
Almış eline yağlı bir but
Diyor değer mi Cebirliye
.
Yirmi birinci yüz yıl bu
Hayvan içiyor hatıldan su
İnsan çekiyor el arabası ile gündelik su
Hayvanı aratmaz devlet bu
Diyor değer mi Cebirliye
.
Ruhumuzda çocuk olsak
Yüreğimizde kardeş olsak
Bizde bir adaletli medeniyet kursak
Diyor değer mi Cebirliye
.
Devlet koymamış köylüyü insan yerine
Köylü koyarmı köylüyü insan yerine
Çağrıyoruz şenliğe
Diyor değer mi Cebirliye
.
Erim Solmaz |
|
Goçsar Seni Seviyorum
.
Goçsar seni seviyorum
Arasıra çarşını geziyorum
Sende nice gizem seziyorum
Goçsar seni seviyorum
.
Soğukdu çarşındaki testinin suyu
Gezerdik anamla çarşı boyu
Senden alırdık hem topu hem somunu
Goçsar seni seviyorum
.
Köy köy dolu tüm sokakların
Sıcak hem toprağın hem yolların
Ayrı ayrı sarrafda ki insanların
Goçhar seni seviyorum
.
Şurada Tuz Gölü ve bağların
Çicek çicek açar bahçelerin
Çarşı çarşı gezer güzellerin
Goçsar seni seviyorum
.
Olsa da işsizlik ve yoksulluk kaderin
Hadi kalkıp medeniyete gidelim
İnsanlığa biz de bir gül verelim
Goçsar seni seviyorum
.
Goçsar seni seviyorum
Arısıra çarşını geziyorum
Sende nice gizemler seziyorum
Goçsar seni seviyorum
.
Erim Solmaz |
Güneş
.
Uzatsam elimi tutacağım
Tenim gibi yumuşak, tenim gibi sıcak
Bir sevgi, koca bir kucak
Cebirli de doğan güneş
.
Toprak gibi sıcak
Çocuk gibi güleç
Anne gibi anaç
Cebirli de doğan güneş
.
Al beni uzaklara
Hiç görmediğim diyarlara
Bürünmüş sarılara allara
Cebirli de batan güneş
.
Erim Solmaz
|
Cebirli Ataşı
.
Yakar hem suyu hem taşı
Hem bacıyı hem gardaşı
İçim de insan ataşı
Yan Cebirli, Cebirli
.
İnsanların hem benli hem birli
Hem aydını hem cahili
Sen Karasenir gülü
Gül Cebirli, Cebirli
.
Mevlanadan aldın aşkı
Avrupada hem sanatı hem edebiyatı
Evren de insanın bahtı
Ol Cebirli, Cebirli
.
Köy içi yolun harabe
Çıkamıyor yukarı mahalleye araba
Çocukların hem çarda hem çamurda
Vay Cebirli, Cebirli
.
Gökyüzüne yaz dostluğu ve aşkı
Komşu köylerimize de ulaşdı
Mahsuni sana site açdı
Duy Cebirli, Cebirli
.
İnsandır bu renk renk
İnsanın özünde ahenk
Gerçek aşkı bulana denk
Gez Cebirli, Cebirli
.
Erim Solmaz |
İstedim Vermediler
.
- Sayım Solmaz anısına
.
İstedim vermediler
Sen köylüsün dediler
Yolum yokdu görmediler
Sen görgüsüzsün dediler
.
İstedim vermediler
Sen köylüsün dediler
Su istedim vermediler
Sen topraksın dediler
.
İstedim vermediler
Sen köylüsün dediler
Medeniyet yüzü görmedim
Sen cahilsin dediler
.
İstedim vermediler
Sen köylüsün dediler
Ne elektrik, ne sanayi
Köylüye gelmez dediler
.
İstedim vermediler
Sen köylüsün dediler
Rüşvet ile soygun ile
Emeğimizi yediler
.
İstedim vermediler
Sen köylüsün dediler
Ne iş, ne ekemek
Bizi memleketimizden etdiler
.
İstedim vermediler Sen köylüsün dediler
.
Erim Solmaz |
Cebirli Çocukları
.
Güneşin bağrın da doğar Cebirli çocukları
Mutluluğu renk renk boyar Cebirli çocukları
Bahçeler de sesleri ve gülüşleri
Onlar güneşin çocukları
.
1967 de yapıldı okulları
Öğretmenleri, bağları ve umutları
Akıp giden hayat da ırmakları
Her biri bir yaşam pınarı Cebirli çocukları
.
Verimli topraklarda çiçekler açar
Su, önü açılırsa akar
İnsan olan insana sevgi dolu bakar
Yaşam ağında bir çiçek Cebirli çocukları
.
Sırtlarında yoksullukları
Nerede şimdi evlatları
Cebirlinin de var artık
Doktor, öğretmen ve avukatları
.
Kimi bir iş buldu
Kimi kendine iş kurdu
Medeniyet geçdi buludu
Cebirli yerinde durdu
.
Yolu olmayan insan, insan olur mu
İşi olmayanın karnı dolur mu
İnsan mutluluğu el kapısın da bulur mu
Mutluluğu el kapısın da buldu Cebirli çocukları
.
Güneşin bağrın da doğar Cebirli çocukları
Mutluluğu renk renk boyar Cebirli çocukları
Bahçeler de sesleri ve gülüşleri
Onlar güneşin çocukları
.
Erim Solmaz |
Ne Kalır
.
Mazi de bir resim kalır
Doğa da cisim kalır
Sen gidersin, git
Arkan da isim kalır
.
Çamur at izi kalır
Sel gider kumu kalır
Aklın gider halkın kalır
.
Ne kalır dosdum
Ne kalır
.
Gökyüzün de güneş kalır
Ay kalır, yıldız kalır
Evrendeki sonsuz kalır
.
Kitap yaz özün kalır
Doğru söyle sözün kalır
Yapdığın buluş, kurduğun köprü kalır
Bugün gider, yarın kalır
.
Midendeki düşünce hoş
Çok bilimsel, ama boş
Aklı ve mantığı bırak
Koş oğlum, koş
.
Ne kalır dosdum
Ne kalır
.
Doğa da evinen kalır
Madde de devinen kalır
Sen gidersin, git
Arkanda doğru kalır
.
Erim Solmaz |
|
Altın Kız
Çildi yüzün
Yorgundu gözün
Aldı içini bir hüzün
Çekip gitdin altın kız
Kendini kollarıma bırakdın
Ne idi dün, ne idi yarın
Bu bir ruh, altın
Uçup gitdin altın kız
İnce idi belin
İnce idi kolun
Ne idi yolun
Akıp gitdin altın kız
Sen de sadakat
Ben de adı kalacak
Beni sevdalara salacak
Koşup gitdin altın kız
İçimdeki kokunu
Şiirimdeki ruhunu
Bende unutup gülünü
Solup gitdin altın kız
Erim Solmaz
|
Dantel
.
Elim de dantelim
İlmek ilmek işlerim
İçin de göz nuru alın terim
İlmek ilmek işlerim
.
Fırçam da bir resim
Evreni resimlerim
Her çizgi elin
Renk renk işlerim
.
Kalemim de şiirim
Su gibi seslerim
Hem güzel hem doğru
Bir netice sözlerim
.
Omzum da kemanım
Nota nota hislerim
Hem hayal hem gerçek
Dalgalanınca düşlerim
.
Masam da kitabım
Kelime kelime içlerim
Hem zengin hem derin
Cümle cümle işlerim
.
Sıra sıra işlerim
Emek ile işlerim
Hem kol hem beyin
Bana altın gelecek gösterin
.
Erim Solmaz
|
Medeniyet Bize Gelmedi
.
Köyümüzün için de yolu yok
Çamurda çocuklarımız çok
Gelip halimizi soran yok
.
Medeniyet gelmedi bize
Medeniyet geldi mi size
.
Muslukları açarız suyumuz yok
Alt yapı desen o da yok
Buralar da insana saygı yok
.
Medeniyet gelmedi bize
Medeniyet geldi mi size
.
Bir erkeğimiz var karısı çok
Kadınların malı mülkü yok
Sırtların da sopa karınları tok
.
Medeniyet gelmedi bize
Medeniyet geldi mi size
.
Avrupalara düşdük seçim hakkımız yok
İşsiz yollara düşdük yarı aç yarı tok
Göçmeniz buralarda da bize saygı yok
.
Medeniyet gelmedi bize
Medeniyet geldi mi size
.
Uzaya çıkacağız yapıyoruz bir füze
Astronotlarımz galaksi galaksi geze
Uzay çağın da yazıldı bu dize
.
Medeniyet gelmedi bize
Medeniyet geldi mi size
.
Dağa taşa medeniyet sorarız
Neden niçin bizim bu halimiz
Gelecek çağlara kalmış havalimiz
.
Medeniyet gelmedi bize
Medeniyet geldi mi size ?
.
Erim Solmaz
|
Köy Kadınları
.
Bir düğün merasimi oldu
Teyzelerim tefti vurup oyuna durdu
Ağır ağır adımlar,
Kollar havada durdu
.
Teft ile oynamak tarih oldu
Köyler kadınlar ile dolu
Hepsinin var birer hayat yolu
Kimininki kahır dolu
.
Baba ölmeden kardeşler malı alırlar
Kendilerini çağdaş sanırlar
Eli böğründe bacılar
Medeniyetin koynun da bu acılar
.
Kimileri eve bakar
Kimileri sanki bahar
Kimi evde de üç kadın var
Bir erkeğin altında üç kadın yatar
.
Dul kadına her şeyi derler
Bir bacıyı bir bacının üstüne verirler
Bunlar birer medeniyet anıları
Bir acıklı hikaye köy kadınları
.
Yokdur mülkleri ve malları
Medeniyetin açılmamış en son kapıları
İnsandır yapıları
Onlar da devirecek elbet bir gün kimi çağları
.
Erim Solmaz
|
Ay Kız
.
Beni benden aldın
Ay kız
Esen sevdalara saldın
Ay kız
Bir de oğlun varmış
Ay kız
.
Gülüşün her şey
Ey kız
.
Mavi idi fistanın
Beyaz idi tenin
Elma idi yanaklaların
Bir gül ben de kaldı
Be kız
.
Erim Solmaz |
Tıkır Tıkır Gelecek
.
Bu bir robot.
Japon malı.
100 yıl sonra insan gibi konuşacak.
Cak cak cak
Peki abi,
Bizim ekmek ne olacak.
.
Bu bir makina.
Alman malı.
100 yıl sonra insansız çalışacak.
Tak tak tak
Peki abi,
Bizim vasıfsız işçiler ne olacak.
.
Bu bir mısır.
Genetik malı.
100 yıl sonra gök boyu olacak.
Peki abi,
Bizim mısır ne olacak.
.
Bu bir mars.
Uzay malı.
100 yıl sonra su bulunacak.
Peki abi,
Bizim su ne olacak.
.
Burası saman yolu.
Yıldızlar dolu.
100 yıl sonra oraya varılacak.
Peki abi,
Yolsuz köyler ne olacak.
.
Bu bir ekonomi.
Pazar malı.
100 yıl sonra büyük şirketlerin kasası dolacak.
Peki,
Halkın ekmeği ne olacak.
.
Bu bir gelecek.
Tıkır tıkır tıkır
İnsan malı.
Bir gün insanların olacak.
.
Erim Solmaz |
Yabancı Gençliği
.
Babaları, kendi ülkelerinin doyuramadığı
Nüfus fazlalığı
Bırakıp gelmişler memleketlerine
Çocukları ve karıyı
Çalışmışlar,
Aratmamışlar arıyı
.
Vermeyince kendi ülkeleri onlara
Ne sağlık sistemi ne bir gelecek
Kalmamış onlara
Burada kalmakdan başka seçenek
.
Kimileri işlemiş maden ocağı
Kimileri kömür
Artık burada geçecek ömür
.
Gelmiş geçmiş ömür kimileri için
Kızları oğulları olmuş biçim biçim
Onlara daha da zor seçim
Yabancı gençliği bu,
Bilmiyor nedir geçim
.
Çalışmadan ana baba parası yerler
Daha kendi ayağı üzeri durmadan evlenirler
İş yerinde dahi kavga ederler
Canları sıkılınca öğretmeni döverler
.
Mesleği niye bırakdın moruk
Yarın bu olacak sana soruk
Yapmışın işin olmadan çoluk çocuk
Başını yolacaksın yarın yoluk yoluk
.
Beğenmezler ne mesleği ne işi
Yaparlar hemen çoçuğun ikincisi
Yokdur ne aile ne gelecek bilinci
Yaşayıp gidiyor yabancı gençliği
.
Kimileri sanatda, kimileri sporda rekorlar kırarlar
Bizimkileri diskoda şişe kırarlar
Almıyor artık yabancıyı diskolar
Kapılar arkasında yabancı gençliği
.
Evde cehalet, sokakda şiddet
Olmuşlar bu topluma illet
Dışlıyorlar, vermiyorlar kimse onlara hürmet
Gazetelere manşet olmuş yabancı gençliği
.
Doldururlar en kötü okulları
Kimileri der düşük zeka oranları
Yabancının olduğu okullara yollamıyorlar çocukları
Bir günah keçisi olmuş yabancı gençliği
.
Her biri birer insan evladı
Elbet onlar da duyar bu feryadı
Kim gelip de onlara gelecek verdi
Elbet kendi yolunu çizecekdir yabancı gençliği.
.
ErimSolmaz |
Berlin Sokakları
.
Her köşesinde kafeleri ve barları
Hayat doludur hem sabahları hem akşamları
Cıvıl cıvıldır geceleri
Bir yaşam fısıldamasıdır Berlin sokakları
.
Bahar gelince açar bahçelerinde ağaçları
Her köşesinde yeşili ve parkları
Akar yazın ırmakları
Hem bahardır hem yaz Berlin sokakları
.
Sayısızdır müzeleri ve sarayları
Bir mıknatıs dır üniversite ve operaları
Doğuyu ve Batıyı ayırdı Berlin duvarı
Bir tarih sahnesidir Berlin sokakları
.
Doğu Avrupa dan gelir hayat kadınları
Onların da vardı yarınları
Kimin varmış ülkesinde çocukları
Göz yaşı dolu Berlin sokakları
.
Patronlar taşıdı farikaları Doğuya
Koydular on binleri kapıya
Üçretler düşdü yarı yarıya
İşsizler ile dolu Berlin sokakları
.
Neuköln semti yabancı dolu
İşsizlik ve yoksulluk diz boyu
Zengin ve lüksdür Zehlendorfu
Zenginlik ve fakirlik dolu Berlin sokakları
.
Bazen içer kafayı bulurum
Günde on kez aşık olurum
Belki bir gün bende aşkı bulurum
Bin bir güzel ile dolu Berlin sokakları
.
Berlin, yollarını yaşayamadım
Irmaklarında doyasıya akamadım
Senin zenginliğine doyamadım
Bekle beni Berlin sokakları
.
Erim Solmaz
|
|
İnsan
Pazarı
21. yüzyılı devirdik
Adaleti tersine çevirdik
Dünya bize artık dar
Yüzümüzü uzaya çevirdik
Düşdü insan pazara
İster beyaz olsun ister kara
İşçiye, akdemisyene para
Veriyor kiralık firma
Oldu Avrupa ortak Pazar
Patronların karı artar
İşçi çıkarıyorlar azar azar
Bilinmez bu kime yarar
Polonyalı, Roman sudan ucuz
Fazla ücret isteyen domuz
Hintli, Çinli daha da ucuz
Oraya da düşer yolculuğumuz
Bankaların karı çoğaldı
Halkın ekmeği azaldı
Kime sorarsanız
Bu gayet doğaldı
Bunun sonu nereye varmalı
İnsan olmuş pazar malı
İster Asyalı, ister Afrikalı
Süper marketler, büyük şirketler çağı
Küçük esnaflar boşa atıyor oltayı
Bir avuç oldu milyarlar sahibi
Milyarların yok bir avuç pirinci dahi
21. yüz yılda dünyanın bu hali
Eşitliğin, Kardeşliğin ve Özgürlüğün
İş de buydu son hayali
Erim Solmaz |
Senin kadar
.
Olmadım güneşe yakın
Senin koynun da olduğum kadar
Dolmadı içim yıldızlar ile
Senin koynunda dolduğu kadar
.
Gülmedim insan dolu
Senin insanlarınla güldüğüm kadar
Akmadım yıldız olup
Senin koynunda akdığım kadar
.
Oysa ki yapılmamış yolun
Ne musluğun ne suyun
Nerede işin gücün
Elkapısına düşmüş iş gücün
.
Olmadım sana uzak
Yıldızlara olduğum kadar
Olmadım sana yabancı
Şuan olduğum kadar
.
Gördükce yolu ve suyu
Gökyüzünde gezen uyduyu
Düşündükce 22. yüz yılı
Utanç veriyor Senin bugünkü halin
.
Yoğrulmadım insan ile
Senin koynunda yoğrulduğum kadar
Tadmadım özgürlüğü ilham ile
Senin koynunda tatdığım kadar
Sevgi veriyorum her canlıya
Toprak Ananın bana verdiği kadar
Erim Solmaz
|
Halk Ana
.
Ben karanlığı bilirim
Bana güneşi getir oğlum
Ben acıları bilirim
Bana mutluluğu getir oğlum
.
Ben günde bin kez doğar, bin kez ölürüm
Bana yaşamayı getir oğlum
Ben her gün dayak yerim
Bana güller getir oğlum
.
Ben her gün rüşvet ile soyulurum
Bana adaleti getir oğlum
Ben nefreti bilirim
Bana kardeşliği getir oğlum
.
Ben dulluğu, kumalığı bilirim
Bana özgürlüğü getir kızım
Ben yoksulluğu, işsizliği bilirim
Bana ekmek getir, iş getir kızım
.
Ben aşkı, sevdayı bilirim
Bana hayırlı evlatlar getir kızım
Ben türkülerde görülürüm
Bana türküleri getir kızım
.
Ben cehaleti bilirim
Bana edebiyatı getir kızım
Ben güneşde kavrulur, çamur yolda yorulurum
Bana su getir, yol getir kızım
.
Sen öleceksin
Ben kalacağım
Bana sonsuzluğu getir oğlum...
Erim Solmaz |
Efendilik
.
Köylü milletin efendisir.
Binlerce köyün en temel alt yapisi yok.
Yirmi birinci yüz yila giriyoruz.
Baska ülkelerde de köyler görüyoruz.
Bunun sorumlusu Efendilere tesekür ediyoruz.
.
Güller güzel olur.
Insanlar medeni.
.
Erim Solmaz |
Niye
Gülüm
.
Orda,
Bir köy var uzakda.
Birinin yolu var.
Birinin içinde yolu yok.
Diğeri,bizim köy.
.
Orda,
iki köy var uzakda.
Birine günlük gazete gelir.
Birinin yüzüne postacı bakmaz.
Diğeri, bizim köy.
.
Cağımız, teknoliji çağı Gülüm.
Uzayda uydular.
Telekominaksiyon, otomatik makinalar
.
Niye Gülüm, niye ?
Bu makinalar, bu teknoloji, bu gıraydarlar
Senin köyüne yol yapılmasın mı diye ?
.
Şişiyor, büyüyor ekonomi
Dünyada en zengin yüzün arasında iki de Türk var
Yirmi bir milyon Türk de yoksul yaşar
.
Niye Gülüm, niye ?
Bu ekonomi, bu yasa, bu kanun
Iki Türk gülsün
Yirmi bir milyonda yoksul kalsın mı diye ?
.
Duydum Gülüm,
El kapılarında sokağa düşmüşün.
Sosyal yardımdan yaşar, işsiz dolaşırmışın
.
Niye Gülüm, niye ?
El kapılarında varlığın niye ?
Şu pis yabıncı yine geliyor desinler mi diye ?
.
Duydum Gülüm, duydum
Kara inançlara dalmışın
Kız çocuğunu yüzme kursundan almışın
.
Niye Gülüm, niye ?
Teknoloji ve ekonomi çagında
Bu cehalet, bu sefaletimiz niye ?
.
Erim Solmaz
|
Cebirli Kemal
.
Cebirli Kemal
Konumuz Temel
Çıkarın kağıtları, kalemleri
Yazılı yapıyoruz Çocuklar
.
Gökyüzünde yıldızlar
Güneş sistemi, kücük araba ve büyük araba
Saman yolu, galaksiler ve ay
Bağlayın kemerleri
Uzaya çıkıyoruz Çocuklar
.
Say bakalım oğlum, köyümüzün alt yapısı
Sağlık ocağı
Yok
PTT şubesi
Yok
PTT acentası
Yok
Su
Inek içmiyor
Kanalizasyon
Köylü yapmıyor
Köy ici yolu
Eşek geçmiyor
Eğitim
Eeee, taşımalı eğitim yapılıyor
Alt yapı tamam
Insanca yaşamaya
Hazır olun Çocuklar
.
Gökyüzü, atmosfer ve bulutlar
Çayır, kır, buzullar ve kuzular
Deniz, ırmak ve binbir ceşit türler
Keşfedilmemiş doğayı keşfetmeye
Metin Çocuklar
.
Say bakılım kızım, köyümüzün teknik ekuvupmanı
Telefon
Aloo, var
Kütüphane
Yok
Elektirik
Ara sıra gider
Internet, sanayi, üretim
Kalitesiz elektriğin olduğu yerde ne gezer
Bunların sorumlusu
Yok
Çanak anten, cep telefonu
Coluk çocuk elinde gezer
Teknik donamım tamam
21. yüz yıla çıkmaya
Hazır olun Çocuklar
.
Biz toplum olarak geride kaldık
Asırlardan yad aldık
Büyük kücük deyip
Kafamız ile etek altında kaldık
Bilimden, edebiyatdan haz alıp
Kendi beyniniz ile düşünmeye
Hazır alon Çocuklar
.
Tarih de bir gün
Yoksulluk, işsizlik ve adaletsizlik son bulacak
Köylerin de alt yapısı olacak
Insan, insan olacak
O günlerin Mimarı olmaya
Hazır olun Çocuklar
.
Cebirli Kemal
Konumuz Uzay
.
Erim Solmaz
|
Yaşa
.
Vuruldun ise sürme kaşa
Öyle ise kızım yaşa
Bak anayın gözündeki yaşa
Oğlum ağlama, yaşa
.
Çürükse insanın beyni
Der, bu dünya fani
Budur karanlığın ruh hali
Olur güneşe giden yollar hani
.
Deseydi, her nesne nasılsa öleceğim
Açmazdı o zaman güller
Ötmezdi dalda kuşlar
Oynamazdı yolda çocuklar
.
Olmasın gönlün yasıl
Ölüm çürüyen toplumlara hasıl
Elinde kitap, dudağında fasıl
Yaşamakdır asıl
.
Deyilse beyinde düşünce hoş
Der bu dünya boş
Yürüt sen bu dünyada dünya kadar işi
Ol her konuda bilir kişi
.
Sana ekmek vermez ne Hoca ne Paşa
Sosyal hak mı, haşa !
Sen gül ve yaşa
Hürriyetin ufuklarında yeni nesiller koşa.
.
Erim Solmaz |
Tren
.
Bir oğlum oldu, adı Aron
Babası ben, dedesi Fransadan
Bir üvey kızım var Lucie, babası Afrikadan
Bir dosdum vardı Ramona, anası Alman
.
Dün Japonyadan bir konferansdan geldi bizim asistan
Kyoto Tokio arası 500 km imiş
Her yedi dakikaya bir tren kalkar, iki saat sonra varırmış
Bir tren beş dakika gecikirse gecikme parası verirlermiş
.
Bakın, kalkıyor geleceğe bir tren
Hangi milletden şu binen ?
Olmalıyım her türlü lisans bilen
Hangi milletden olacak yüz yıl sonra inen ?
.
Erim Solmaz |
Hollanda
Bir Resim Tablosu
.
Hollanda bir resim tablosu
Ortada yatmaz ne elektriği ne kablosu
Baş ucunda Atlas Okyonusu
Bahçelerinde lale kokusu
.
Yeşilin ineklerin, koyunların ve atların ile dolu
Tüm arazilerin sıra sıra su kanalı dolu
Sanayin, şehirlerin tüm yollar boyu
İnsan emeği ve akıl ile bulunur medeniyetin yolu
.
Yokdur insanlarında geçim korkusu
Medeniyetinde adaletin ve hoşgörün dokusu
Sokaklarıyın yokdur ne açı ne dilençisi
El kapısında ekmek arayanlar olsun bunun bilençesi
.
Yollarıyın yokdur yokuşu
Almış güzellerini bir yaşam coşkusu
Kimi sarışın, kimi siyah, kimi melez
İnsanı insan yapan nedir bilinmez
.
Limanlarına gelir tüm dünyadan mallar
Seraların tüm Avrupaya meyve ve sebze yollar
Kurulmuş her bir köşene okullar
İnsanların insanlığı ve geleceği okurlar
.
Yel değirmenin, tahtadan ayakkabın
Sanat tarihi yazmışdır ressamların
Tüm dünya bilir Van Gogh ve Rembrantı
Oldu bunlar birer sanat anatı
.
Belki bir gün topraklarını okyonus alır
Senin adın insanlık tarihinde kalır
Kendi ıçine kapananlar karanlıkda kalır
İnsan olan her medeniyetden ders alır
.
Erim Solmaz |
Almanya
Yeşil Diyarım
.
Almanya Yeşil Diyarım
Bağrında klasik müzik duyarım
Bethoven, Mozart ve Sebestian Bach' ın
Dinleyecek insanlık yine yarın
.
Sağlam ve insan emeği yolların
Dünyada arabaların ve makinaların
Birer kültür anıtı şairlerin ve yazarların
Işık tutdu insanlığa filosofların
.
Tertemiz hastenelerin ve doktorların
Rüşvet bilmez Devlet memurların
Insanlarımız Sende ne bilimi ne sanatı bilirler
Sana bakıp kendi cehaletlerini görürler
.
Her karış toprağın da,
Medeniyet, spor tesisi ve yüzme havuzu
Köylerin bile işletme ve fabrika dolu
Hasret kaldı bunlara Anadolu
.
Fakirin ne emiye ne dayıya boyun eğer
Devlet onlara her ay aylık öder
Buna sosyal güvenlik sistemi derler
Olmayanlar belki bir gün görürler
.
Genç oldum
Diskolarında kafayı buldum
Gök yüzünde yıldızlar
Evin yolu zor buldum
Sordum nerede benim yurdum ?
.
Matematik bilir Euler' i ve Gauss' u
Felsefe Hegel' i ve Kant' ı
Einstein yazdı rölatife kanunu
Planck formüle etdi ışık kuantını
.
Asırlardır bağrında yaşıyorum
Çocuklarımla yeşilinde koşuyorum
Olmasada 21. yüzyılda seçim hakkım
İnsansam veririm yinede Sen' in hakkın
.
Almanya Yeşil Diyarım
Bağrında klasik müzik duyarım
Olsada tarihinde kara günler
Sen verdin insanlığa ölmez ürünler
.
Erim Solmaz
|
BU TOPRAKLAR
DA
.
Bakınca: mavi Hirfanlı, proje dolu Savcılı
Karşıda yeşil bağlar
Toklümen' de aşık Said ağlar
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Havva anan dünkü çocukdu
Nice medeniyet salıncak kurdu
Medineyetin ana yurdu
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Çiçeklerin ismini Line koydu
Veysel karnına kazma vurdu
Yunus' un, Mevlan' ın yurdu
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Köy var, içinde yolu yok
İnsan var, suyu yok
Milyonların işi yok
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Gauss' a sor hesabı kıtabı
Euler yapdı bunun sanatı
Sen bunları tanı
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Zaman bin yıl sonra olacak
Toprakda bilim ve sanat açacak
İnsanlardan nice güzellikler doğacak
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Aristo' dan öğren düşünmeyi ve mantığı
Shakespeare ve Goethe insanlığın malı
Kimden öğrendin tiyatroyu ve operayı
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Yap hayellerden bir uçurtma
Kayseri' de harıl harıl çalışanları unutma
Kırşehir' de ozanlar gider dosta
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Kağnı ile traktör ile uzaya çıkacaklar
Yeni evrenler bulacaklar
Karıncaya saygı duyacaklar
Bu topraklarda, bu topraklarda
.
Erim Solmaz
|
Bahri´nin
Şükrü
.
Patika yolda giden adam durdu
Anama, Şükrü nasıl diye sordu
Anam dedi Şükrü Çavuş öleli çok oldu
Adamın damarındaki kanı durdu
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Adam olduğu yerde dondu
Bir süre öylesine ayakda durdu
Sonra yavaşca yere oturdu
Koskaca adam göz yaşı oldu
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Evdeki analıkdı
Ersakların saklı olduğu yer sandıkdı
Aç Şükrü bir gün sandığı kırdı
İçinde adaletsizlik buldu
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Bu alem Şükrüye dardı
Soluğu İzmirde aldı
Büyüklüğü: bir ınsandı
Bu onu her yerde üstün kıldı
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Şükrü dört yıl askerde bulundu
Sonunda askerde çavuş oldu
Nişanlısınına bu alem dardı
Ona emisi kızı Raziye vardı
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Gölbaşında bir iş buldu
Orada usta başı oldu
Raziyeniın yüreği hasretle doldu
Cebirli tekrar memleketleri oldu
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Evindeki bir misafir gelini köyüne bırakdı
Dağda gelin dedi yatalım
Şükrü dedi Sen benim emanetimsin
Yarınlara anlımız ak bakalım
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Aç insanın halinden anlardı
Sofrasını köye gelen tüm yabancılara açardı
Anlayış, incelik, efendilik onun harcı
Bu insanların gönlünde kök saldı
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Gözü ne taçda idi, ne tahtda
İnsanı insan yapmaz
Ne mevki, ne para
Sen ınsanı yapdığında ara
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
.
Bir resim, bir trenli saat Senden arka kaldı
Belediye yolun yapmadı
Yazar hatırını yazmadı
Bir,şairin sözü, o da soluk kaldı
.
Şükrü Çavuş, Şükrü Çavuş
Sen ınasınlığın gönlünde
Tahta kavuş
|
Raziye
..
Raziye´nin rengi toprakdı
Beyni akdı
Yüreği yufka ve yumuşakdı
..
Onu, emisi oğlu Şükrüy´e derdiler
Istemedi, zorla verdiler
..
Raziye´nin başı keldi
Çocukken başındaki bitden geldi
..
Cildir´i Nafis`e ezdirmedi
Hayat´ın hakkını verdi
Kıyevli, bir dilenci kadının oturup hatırını sordu
Her şeyi doğruya yordu
..
Raziye bir gün göle kalkdı
Suya karışıp su olup akdı
Geride yedi çocuk bırakdı
..
Raziye bir kadındı
Dürüst, mert ve yalındı
Bu topraklarda böyle anıldı.
|
Toprak
.
Ne idin, ne değildin ?
Kum gibi zaman olup tane tane eridin
.
Köprüden geçdi, halaya duran erkeklerin
Kına davarın, oyun havaların
Ceyizin, aynan, sandığın
Telli duaklı gelin alayların
.
Koyulduk yollara
Kimimiz yaban ellere
Ve ayağımızın altında akan
Toprak, toprak, toprak
.
Yıkılmış damların
Kalmadı anıların
Şurada anan, şurada dostların
Hani senin yarınların ?
.
Bülbülü vatanına koymuşlar
Bülbül baslamış ötmeye
Ekmek, ekmek, ekmek
Diye
.
Hayat ne aslanın ağzında
Ne makınanın çarkında
Toprağı ve seni gün be gün üreten
Yaprak, yaprak, yaprak
.
Erim Solmaz
|
|
VURULDUM
Doğdum
Doğdum
Ben ak süte vuruldum
Tebeşir
Tahta
Sınıf
Sararmış sayfalarına kitapların
Ben deftere vuruldum
Kevrek esmer teni
Insan dolu gülüşü
Merhameti
Sevdasi
Türküsü
Ben insanima vuruldum
Bazen katı
Bazen sıvı
Değişiverir
Rengi
Hali
Bicimi
Değişdi mi bileşimi
Ben maddenin hallerine vuruldum
Bir toplumu kim kurar?
Işciler, issizler niye var?
Adalet, neye yarar ?
Ben sorgulara vuruldum!
Sirinmi idim,
Ferhat mi?
Anamı idim,
Oğul mu?
Sevgi olup binbir hallere büründüm.
Ben sevdalara vuruldum.
Demir
Bakır
Kömür
Civata
Torlet
Yay
Insan iradesi ile sisteme dönüşür
Ben insanın iradesine vuruldum
Binbir türlü çiçek
Binbir türlü böcek
Daha bu kaç milyar yıl sürecek
Ben yaşamın türlerine vuruldum
Kiminin nazı
Kiminin edası
Kiminin çabası
Kiminin zekası
Kimi resim tablosu
Ben binbir türlü güzele vuruldum
Sanata dönüşür
Iş
Ustalık
Beceri
Mutluluk ise bedeli
Ben sanata vuruldum
Sonsuza koşan
Tüm sınırları aşarmı?
Sürekli çoğalan
Tüm kaplardan taşarmı?
Bu evrenin sonu var mı?
Ben evrenin sonsuzluğuna vuruldum
Gün bitdi.
Güneşin batışı tatlı
Yarın günüş ile dirilecek
Dünyanin işi görülecek
Yarınlara ne verilicek ?
Ben yarınlara vuruldum !
Erim Solmaz |
|
Cebirli
Bir rüzgardir Cebirli
Eser Hirfanli Barajin´dan Kara Senir´e dogru
Kuzeyinde Dede Dagi
Koynunda sert kayalari
Kiminin vardir burada anilari
Bir anlamdir Cebirli
Bir insandir Cebirli
Sicakdir topragi ve insanlari
Kaynaklarinda su akar
Insanlarinda sevgi
Bir dogadir Cebirli
Ay isiginda karsi köylerin isigi
şakar
Cebirlide yildizlar bir baska akar
Bir besikdir Cebirli
Kac cocuk ayakkabilarini eskitmisdir
Sicak toprak yollarinda
Kizlari, ogullari yasar tüm dünyada
Bir bayrakdir Cebirli
Ne agayi bilir ne beyi
Kuslar sever gökyüzünü ve ebediyeti
Cebirli özgürlügü ve adaleti
Bir damladir Cebirli
Akip giden insanlik irmaginda
Olmasada 21. yüzyilda ne suyu ne yolu
Yüregi kararlilik ve umut dolu.
Erim Solmaz
|
|
Gemiler kalkar
Limandan gelecege
Varmidir gelecek kadar güzeli
Kirlenmemis yepyeni insanlarla dolu
Erim Solmaz
|
Ask-i ilan
Yillar yili ask icin devindim
Hic tanimadigim bir kizin mektubuna sevindim
Seni aradim, Seni sordum
Sen yürüyünce, ben haliyim
Sen gül isen, ben daliyim
Bulamassin yarim böyle temiz bir ask
Ne tanri katinda, ne beylerin yatinda
Arama beni orada, burada
Ben Senin özündekideki Insanim
Erim Solmaz
|
Kizilirmak akar
Daglar endamli bakar
Kizilirmak yavas yavas akar
ilmek ilmek sevdalar
Dosda degince akar
Yapilsa yapi olur
Sehirler, dostluklar kurulur
Projeler, hayeller, umutlar
Tutulur ise gercek olur
Sulanmamis topraklar
Gecim yolunda insanlar
Insanin yolu insanliga cikar
Kizilirmak akar akar akar
Erim Solmaz |
Bir Dügüne Davet
Kim olursan ol, yine gel !
Elim dar, yol uzak deme
Bu sevda hepimizin
Senin gözlerindeki gülüsün yeter
Dostlar, akadaslar ve güzel kizlar
Biz hepimiz orada olacagiz
Anilari tazeleyip, yeni dostluklar kuracagiz
Yeni sevdalara atilacagiz
Kim olursan ol, Sen de gel
Hürmet ile bekliyoruz !
Erim Solmaz |
|